Uygarlık dediğimiz büyük yapıların dışında, taş döşeli imparatorluk yollarının uzağında, puslu kervan duraklarının kıyısında doğan halklar vardır. Ne sütun diktiler ne yazılı bir hukuk inşa ettiler. Ama geçtikleri her yerde tahtlar sarsıldı, şehirler yeni alfabelerle yeniden adlandırıldı, haritalar sil baştan çizildi.
Leon Cahun, tarih anlatısının merkezinden dışlanmış bu büyük göçün izini sürüyor. Yazar Türklerin ve Moğolların yalnızca birer akıncı ya da talancı olmadığını, tam aksine mede ...