İstisnalar bir tarafa, sinemayı, başka bir ifadeyle, "film seyretmeyi" hepimiz severiz. Bu sevginin derecesi kişiden kişiye değişir elbette; kimisi az, kimisi çok, kimisi de "haddinden fazla" sever beyaz perdeyi. Ben işte bu haddini aşanlardan biriyim ve bu huyumdan asla şikâyetçi olmadım ve hâlâ da değilim. Gördüğünüz üzere, seyretmekle de yetinmeyip bu"büyülü dünya" ile ilgili yazıyor çiziyorum. Galiba yaptığım şu ki, bu iflah olmaz müptelalığıma başka "kurban"lar bulup ortak etmek istiyorum. ...