İkinci Dünya Savaşı´nın en sıcak günleri. Sekiz yaşındaki Yahudi Maciek, teyzesi Tania ile birlikte, hayatta kalabilmek için varlığını, dinini ve ailesini reddeder ve sonunda sırf yaşadığı iç suçluluk duygusuna kapılır. Savaştan sonraki rahat yaşamını ilahi adaletin yerine gelmesi ya da doğaüstü bir gücün olaylara el koymasının sonucu değil, kesinlikle raslantısal bir ödül olarak algılamaya başlar; ilahi olan da adalet değil, bir tür kapristir sanki. Maciek, adalet duygusunu yitirir, günah kavra ...