Osmanlı-Habsburg sınırında yüzyıllar boyunca kısa barış dönemlerinin araya girdiği sürekli bir savaş hali yaşandı. Her iki imparatorluk da savunmasını sınır boyunca uzanan bir dizi kale üzerine kurmuştu. Yeniçağ başlangıcında ortaya çıkan etkili barutlu silahlar, askeri mimaride ve harp sanatında öyle değişimlere yol açmıştı ki, daha önemli bir hedefe giden yoldaki küçük bir kaleyi bile atlayan ordu, geri hatlarını her an gelebilecek düşman saldırılarına açık bırakmış oluyordu. Bu nedenle, ...