´Bütün bu uğraşma, didinme, çabalama, sabretme arasında, ona duyduğu aşkı yitirmişti. İçindeki boşlukla baş başaydı. Onu artık sevmediğini ayırdedince şaşırdı önce. Nasıl olmuştu bu iş? O, Selçuk, nasıl olmuştu da, onca sevdiği erkekten usanmıştı?´
´Karısının elini sıktı hafifçe, karşılık gelmedi Selçuk´tan. Birleşen elleri bir şey iletmedi birbirine. İkise de yan yana ve ayrı ayrı karanlığı dinlemeyi sürdürdü.´
´Fitnat hanım, Fitnat Hanım, nerelerdesin? Ne kaldı senden ...