"Gemiler de birer birer gittiler; kadınlar gibi. Oysa alışmıştım onlara. Her sabah penceremdeydiler, yatarken başucumda. Uyanır uyanmaz gemileri görüyordum, gün boyu çalıştığım masanın üzerindeki beyaz kâğıtlardan ne zaman başımı kaldırsam karşımdaydılar. Onlarla yatıyordum geceleri; düşlerime giriyor, siste boğuk boğuk düdük çalıyorlardı. Bir sabah baktım yavaş da olsa uskurlar dönüyor. Gemiler elle tutacak kadar yakınımdaydılar artık, ama yollarından döndüremezdim onları. Kollarımla sımsıkı sa ...