"Berlin´in Nar Çiçeği", ´sevgi´nin önyargıları yıkan gücünü bir kez daha içtenlikle kanıtlayan bir roman. İki ayrı kültürden gelen insanların dünyasını gösteriyor bize. Füruzan, uygarlığımızın dikkat etmeyi gereksiz saydığı bu kişilerin iç çalkantılarını en canalıcı kesitleriyle ayrıştırıp sunuyor okuruna. Uygarlığın en açık tanımı, insanın, yani toplumların mutluluğu olarak yapılıyor. Oysa yirmibirinci yüzyıla girerken aşağılananların, ezilenlerin görünümleri hiç de iç açıcı değil. Üretimin ası ...