Toros kapılarında toz yutan Haçlı ordusu, Göksu’nun serinliğine kavuşacağını sandı—oysa sular
sırrını saklıyordu. Barbarossa Vakası ve Silifke sizi Alman sancaklarının rüzgârla çatırdadığı o
ölümcül öğlene götürüyor: zırhla ağırlaşan bir bedeni, kargaşa içinde titreyen bir orduyu ve
Selçuklu akıncılarının uzaktan seyrettiği kader saatini adım adım yaşatıyor.
Kitap, sadece trajediyi değil, sonrasındaki diplomatik depremleri de gözler önüne seriyor:
Bizans’ın rahat nefesi, ...