Atmacaların ve Şahinlerin gökyüzüne meydan okuduğu Karadeniz’in yemyeşil ücra bir Laz Köyünden yola çıktı yüreğim… Kemençe ve Tulum’un yanık sesiyle yoğrulmuş şehvetle horon oynayan, çay ve fındık parasından mucize yaratan, Hopa, Arhavi, Fındıklı, Borçka, Ardeşen, Pazar ve adını sayamadığım Karadeniz’in küçük kasabalarında, dizleri ve omuzları yük taşımaktan aşınmış, gurbetçi, emekçi, yağmura tutsak şehrin insanları içinde büyüdüm.
Gaz lambasına ve kara lastik pabuçlarına elveda diyen, ekme ...