Zenginlik, çoğu zaman yalnızca bir maddi ayrıcalık gibi görülür. Paranın, malın, gösterişin işareti sanılır. Oysa zenginlik, her toplumda sessizce işleyen bir kültürel mekanizmadır. Bir yaşam biçimi, bir görgü, bir dil, bir suskunluk ve çoğu zaman da bir aşırılıktır. Türkiye’de zenginliğin yalnızca ekonomik değil, kültürel bir olgu olduğunu öne süren bu kitap, okuru yerleşik algılarla yüzleşmeye çağırıyor.
Saraylardan AVM’lere, konaklardan plazalara, sohbetlerden sosyal medyaya uzanan bir ç ...