Belçika’nın Antwerpen kentinde yaşayan araştırmacı yazar Eda, kökleriyle bağ kurmak ve Alevilik üzerine
araştırma yapmak üzere Koçgiri’ye döner. Köyünde gördüğü iki isimsiz çok eski mezar ve orada aldığı sıra
dışı bir taş, onu garip rüyalar görmeye ve derin bir geçmişin kapılarını aralamaya sürükler.
Sivas’ta başladığı araştırma ve taşın hafızası, Eda’yı 1914’ün Koçgiri’sinde yaşayan bir Alevi genci ile
Ermeni bir kızın imkânsız aşkına götürür. Bu aşk, sadece iki kalbin değil ...