"Bütün gemilerimi yaktım ben."Yapraklarını dökmüş, dalları çıplak ağaçların altından yürümeye devam etti. Harbiye'yi geçtiğinde adımlarının onu geçmişe götürdüğünü fark etti. Yaz sonu olmalıydı. Üniversiteye giriş sınavları başlamak üzereydi. Valilik konağının üst katındaki odasında, kafese kapatılmış çaresiz bir kaplan gibi dönüp duruyordu. "Ya yetişemezsem?" Ağaçlar arasından süzülen güneş ışığı fosforlu bir huzme olarak düşüyordu yere. Van Gölü'nün uzaklardan mavi mavi gülümsemesinin her zama ...