"Bir, iki, üç! Koşun!" dedi Mustafa. Herkes var gücüyle koşuyordu. Dedikleri yere
geldiklerinde soluk soluğa kalmışlardı. Beş dakika kadar soluklandılar. Sonra Mustafa yeniden: "Bir,
iki, üç; hep beraber ‘Gâvur gelmiş, gâvur gelmiş, gâvur gelmiş!" diye tempo tutarak ilerlemeye
Ne yaptın peki?" "Yahu ne yapacam, oğlak ağılı gibi dolduk üst üste. Sabahı zor ettim. Sabahleyin
erkenden kalktım ‘Avrat şu ekmek parasını al!' Ben gidiyorum dedim." "Nereye?" dedi. "Neresi yok
ha ...