Kalan ömrüm boyunca bu anı hiç unutmayacaktım. Unutmadım da. Mıh gibi aklıma çakılmıştı o sahne. Ta ki, bir Eylül sabahında sıcak ve geniş yatağımda uzanmış, taze sıkılmış meyve suyumu içerken izlediğim haber programında, görüntüyü görene kadar. O mıh gibi dibine kadar çakılmış görüntü kafamdan keserle çıkartıldı. Paslı bir çivinin kurumuş tahtadan keserle sökülürken çıkardığı ses gibiydi haber spikerinin sesi. O ses beynime mıh diye çakılan, sevgilimin parktaki yüzüme bakarken, dalgın ve ürkek ...