Ömür dediğimiz masal bir su gibi akıp gider.
Geri çevirmek, önünü kesmek, hatta bazen yönünü değiştirmek bile olası değildir.
Öyleyse suyla boğuşacağımıza masalın güzelliklerini yaşamaya çalışmak daha tılsımlı değil mi? Yaşamın gizi güzellikleri de beraberinde görüp güçlükleri alkışlamak değil mi?
Mevlana'nın hoşgörüsünü, Yunus'un sonsuz ve gerçek sevgisini, Hacı Bektaş-ı Veli'nin hümanistliğini katarak nefes almanın tadına varmak değil mi?
Bu ölesiye bir sevgi
Yara ...