Günlerden, 12 Mart 1920 Perşembe günüydü. Hakkı Bey, akşamüstü çeteden bir grup arkadaşıyla birlikte Baslıka’da Hacı Hamza’nın yarenliğinde oturuyordu. Yanlarına bir köylü gelir, Antakya’dan gönderildiğini söyleyerek elindeki zarfı uzatır. Hakkı Bey, zarfı açar, içinden çıkan kâğıda sessizce göz gezdirmeye başlar ve okuyup bitirir. O anda birden gözlerinden yaş boşanır.
Herkes şaşırır; hep ağırbaşlı, soğukkanlı, dimdik bir insan olarak gördükleri bu adamın böyle sulu sepken ağlayışı, arkada ...