Her ne zaman, icat mucidinin celladına dönüşürse, mucidin yeni bir şeyler icat etmesi ve eski icadının köleliğinden kendisini kurtarması, var olması açısından olmazsa olmaz bir koşuldur. Acı, gözyaşı ve ölümle yoğrulan, çok zahmetli değişim sürecinin altında kıvranan tembel insan doğası, bir yandan değişime karşı kapanarak içindeki ötekileri, farklılıkları ve uyumsuz olanları bir değirmen taşı gibi öğütmeye devam eder. Ancak, öğütenin kendisi de, tıpkı icadının kölesine dönüşen mucitler gibi, be ...