Halk şairleri, asırlar boyunca toplumların gözü, kulağı ve dili olmuşlardır. Ürettikleriyle kendi duygu ve düşüncelerinin yanında içinde yaşadıkları toplumun yaşam şeklini, arzularını, isteklerini, sevinçlerini, kederlerini, dünya görüşlerini, yine aynı halkı sömürerek her türlü değeri (özellikle dini değerler) kullanıp halkı kandıranları, yöneticilerin uygunsuz faaliyetlerini, zulümlerini; türkü, mani, destan, hiciv ve taşlama unsuru olarak ortaya koymuşlardır. Söyledikleriyle halkın üzerinde b ...