“Eski biyografi” ve “yeni biyografi” arasındaki tartışmalara feda edilmemesi gereken bir hususiyet yeri gelmişken ifade edilmelidir. Biyografik tarih anlatılarında asıl mesele; mevzu ittihaz edilen insanın şu ya da bu yönlerinin ele alınıp alınmamasından ziyade “hakikate”, “gerçeğe” ne kadar yaklaşılabildiğidir. Tam, yalın, pür ve mutlak (absolute) hakikat imkânsızdır. Biyografik tarih anlatılarında; mizacı, kişiliği, karakteri, eylemleri- söylemleri büyük oranda uyumlu ve tutarlı, ilahi bir lüt ...