Su ve Parya, “kendilik” bilincine kavuşması hayati bir hâl alan bireyi, “dıştanlık”ın kör bataklığına saplanmadan kendi içine
dönmeye ve orada oturmayı öğrenmeye çağırıyor. Yaşadıklarımız ve öğrendiklerimiz gibi unuttuklarımızın da içimizdeki
toplanma merkezinin bellek mekânları olduğunu anımsatıyor. İnsanın kendini çevreleyen “şeyler dünyası”nda yitip gitmemesi,
tarihselliğini sağlayan bellek mekânlarına tutunması ve orada kuracağı kendilik bilinci ile hem uzamsal boyutta düny ...