Batı-dışı bütün toplumlar, özelde İslam dünyası, asırlardır şartlarını ve sınırlarını Batının belirlediği bir dünyada yaşamaya mecbur. Üstünlük iddiasındaki Batı, ona yetişmek kaygısındaki diğer toplumlara bunun önşartı olarak kendi inanç, düşünce ve kültür değerlerini terk ederek, Batının değişmesine kaynaklık eden inanç, düşünce ve kültür atmosferine geçmelerini dayatıyor.
Öte yandan İslam dünyası, etnisite, mezhep, cemaat veya lider ırkçılığının karşılıklı dışlayıcı özelliğiyle, ihtilaf ...