Bir kız düşünün… Sessizliğin içinde kaybolmuş, kalabalıkların ortasında yalnız. Yanında kimsenin göremediği, kimsenin duyamadığı biri var. Her adımda onunla birlikte, her fısıltıda kulağında yankılanan bir ses. O ses, kızın en derin korkularını besliyor, onu gerçeklikten koparıyor… Ya da belki gerçekliğin ta kendisini gösteriyor.
Bu gizemli varlık, kızın hayatını adım adım şekillendirirken, okuyucuyu da gerçekle hayalin sınırlarında dolaştırıyor. Peki ya duyduğu her şey bir hayal mi, yoksa ...