XIX. yüzyılda, büyük savaşlarla ve paylaşım kaygılarıyla yeniden şekillendirilen bir dünyada büyük imparatorluklar ulus devletlere geçiş sürecini yaşıyordu. Bu dönüşüm sürecinde özel diplomatik atakların yaşanması kaçınılmazdı.
Bu dönemde Osmanlı´nın Batı´yla ilişkileri, hükümdarların birbirlerine yaptıkları ziyaretler ve kurdukları şahsi dostluklarla da yönlendirilir olmuştu. Osmanlı sarayı, Avrupa hükümdarlarının ve Balkan devletleri krallarının ziyaretlerine tanık oluyordu. 1856 sonrasın ...