Enes sanki fotoselli lambalarla donatılmış labirent şeklinde bir sahnede yürüyordu.
Adımını attıkça farklı bir lamba yanıyor, yanan her lamba farklı bir sahneyi
aydınlatıyordu. Her sahnede farklı insanlar, farklı hikâyeler vardı. Bir sahnede Ali Asaf
ve Muhsin, başka bir sahnede hırpani, en son sahnede ise polisler ve kaçan şahıs
karşısına çıkmıştı. Dışarıdaki hayat Enes’in beklediği gibi çıkmamıştı. Ruhunu hayal
kırıklığı, şaşkınlık ve tedirginlik sarmıştı. Hayır! Pişma ...