Isaiah yerde yatıyor. Bacakları kıvrılıp altında kalmış, yüzü karın içinde, kendini üzerine düşen spot ışığından korumak istermiş gibi ellerini başının etrafına dolamış. Sanki kar bir pencereymiş, o da bu pencereden bakıp dünyanın derinliğinde bir görüntü yakalamış gibi...Karı tam önünde durduğumuz yerden adımlamaya başlamış. Ayak izleri sınıra kadar bir eğri çizerek, çatı boyunca on metre kadar devam ediyor. Oraya gelince durmuş. Sonra köşeye, binanın bitimine kadar gitmiş. Yarım metre kadar ke ...