Bozkırın ortasında, büyük bir kışla daha yeni boğuşup düze çıkmış küçük bir şehir. Türkiye devletçiliğinin çarpık sınıf senaryosunda bir araya gelmiş iki yeniyetme. Biri alabildiğine öfkeli, diğerinin başında kavak yelleri... Şiirlerin, küçük sevinçlerin ve değerli anların peşine düşmenin muteber sayılmadığı bir iklimde, bilinmeyen bir geleceğin ardından koşan, boyuna tökezleyen iki gencin hikâyesi.
Serhat Güney, ilk romanında dar bir bürokratik çevrenin içinde yolunu kaybetmiş bir er ...