“Seni sınırın diğer tarafına bırakacağız, Türkiye’ye gideceksin,” dedi.
Arkama dönüp yüzüne bakmak istiyordum, yüzüne bakarak konuşmak için kımıldar gibi oldum ama vazgeçtim. Sakin olmalıydım.
“Beni sınır kapısından resmi olarak teslim etmeniz gerekiyor,” dedim. Bu söylediğimi umursamadı ya da hiç duymadı. Konuşmaya devam etti.
“Bana bak!”
Dönüp baktım. Zayıf, uzun boylu bir askerdi. Yüzüne kamuflaj beresi takmıştı. Benden saklanmak için değil, üşü ...