Ayrılık çanını çalan kapı anonsu yapılmamış olsa, herhâlde tek kelime etmeden, öylece bakıştığımız karanlık bir uğurlama olacaktı. Anonsu duyunca hafifçe doğruldu. Bir süredir parmaklarıyla binbir şekle soktuğu peçeteyle oynamayı bıraktı. Ağlamaklı olduğunu gizlemeye çalışarak, gözlüklerinin üzerinden belli belirsiz baktı ve “Peki şimdi bu neyin hikâyesi olacak Poslannik?” diye sordu. Zihnimdeki sözcükler bir yanıt oluşturamayacak kadar dağılmış, bağlarından kopmuş parçalar hâlinde dönüp duruyor ...