Ne zaman ki artık anlamak ve anlaşılmak sınırları aştı, muhabbette kelimeler anlamını yitirdi, gözlerin ve gözyaşlarının, kalbin ve kalpsizliğin anlattıkları cümlelere sığmadı ben de yazmaya ve yazdıklarımı biriktirmeye tekrar başladım. Bu kitap da öyle oluştu. Biraz hüznüm, biraz kızgınlığım, biraz korkum, biraz ümidim, biraz ümitsizliğim, biraz sevgim, biraz özlemim, biraz sitemim, … derken kendimi tatlı bir yazma heyecanı içerisinde buldum. Zaman zaman artıp zaman zaman azalsa da bu heyecan h ...