Güneş batıyor yine bir akşamüstü,
Sol cebinde hep bir kaç dal papatya taşıyan,
Her karşılaştığımızda bakışlarıyla bana meydan okuyan...
Yoluma her çıktığında ansızın yüreğimi hoplatan,
Gözleri gözlerime baktığında sonsuz bir şelale gibi üstüme akan...
Uçsuz bucaksız kırlarda hep el ele dolaştığımız,
Rengarenk kuyruklu uçurtmalar yapıp en yükseklerde uçurduğumuz...
Yüreğimin en uç noktalarını iyi bilen,
Aşkın her tonunu her mevsimde görebilen...
...