“Hayatınızda hiç sucuklu tosta bakıp ağlamak istediniz mi? Ben istedim. Arkadaki renk cümbüşü flu görüntüye ait karışık meyve kokulu sakızın caklaması kulağımı dövdü. Ne kadar aptalım. Dünya üzerindeki en aptal kadınım. En aptal. Aptal, aptal, aptal! Karnımda hâlâ bıçak gibi, kazık gibi, levye gibi, taş gibi bir şey.”
***
“Sağır Şezlong”, kendiyle hesaplaşan, kendi içinde dönüşen, birbirinden farklı karakterlerin hayatlarındaki irili ufaklı kırılma anlarına doğrudan spot ışığı tutuyor ...