Haife sürekli örgü örüyordu. Evdeki eski kazakları söküp yeniden örüyor, aldığı her ilmek ile zamanı kederine bağlıyor, ortaya çıkan her motif ile çaresizliğin desenini örüyordu. Gece örüyor, gündüz örüyordu. Yeni ördüklerini bile söküp tekrar tekrar örüyordu. Dışarıya çıkıp Bağdatın sokaklarında yıkıntıları ve yoksulluğu yakından gördükten sonra, en zor modeli seçip saatlerce onu çıkarmaya uğraşıyordu. Sonra zorluk derecesini arttıran ilmek oyunlarına kapılıyor, kendini kaybediyor, yorgunluk ...