Tiyatronun kapısında:
başını çevirir, uzaklara sığınırdın.
göz kapakların;
kırmızı bir kadife perde gibi
ağır ağır inerdi kaldırıma.
Gözlerinin,
kaybolan kocaman beyazlarına girer
yakalardım kaçırışını benden
dudakların, hangi şarkıdan sonra böyle
kalmıştı
gülümsediğinde,
ne hengameler taşırdık oraya bilemezsin
bir fırtınaya dönüşürdü umursamazlığın.,
boşluğun,
çiçekler dolusu tebessümler arasında
yanıtsız mektuplar gibi ...