Hakan Tağmaçın öykülerinde, modern insanın çağının uyumsuzu olduğu ve trajedisini tek başına yaşadığı gerçeği açığa çıkıyor. Yalnızlaştırılan ve yaşadıkları evrenin yabancısı haline gelen bu insanlar, kendi küçük dünyalarından büyük kozmoslara doğru evrilirken metamorfozlar yaşıyorlar ve iç dünyalarının karmaşıklaşmış dışavurumlarını yansıtıyorlar. Böylece ötekileştirilmiş ve benliklerinden uzaklaştırılmış olarak, dünyaya fırlatılmış hükümlüler gibi yazgısızlıklarına sürüklenmeye devam ediyorlar ...