Hepimiz belli toplumsal yapıların içine doğar, onlarla hemhal olur, onlarla yaşar ve onların kalıpları arasında yaşamımıza veda ederiz. Bu, bir anlamda, bizden önce kurulmuş/kurgulanmış bir sistemin içine doğmak ve onun menfezleri arasında dolaşıp durmak anlamına gelir. Ancak yine de insan ve onun toplam potansiyeli düşünüldüğünde bazen o menfezleri irademizle genişletir, hayatı olduğundan çok daha çekilebilir, çok daha nefes alınabilir, çok daha yaşanabilir hale getirebiliriz. Elbette bütün