Alternatif yaşam imkânının kapısını aralayan sanat, özelde edebiyat, büyülü dünyaya davet fonksiyonu icra ediyor olsa da, kalıplaşan yargılar ve uygulamalar barındırması nedeniyle 20. yüzyılın yeni düzeninde çıkış, sığınak arayan insanın ihtiyaçlarına cevap veremiyordu. Modernizmin tüm oklarının kendisine yöneldiğini gören bireyin dışarıdaki baskıya karşı kaçış alanı bulma arzusu, geleneksel anlatılardaki yazar, anlatıcı, okur rollerinin, yazma ve düşünme tarzının, dil ve üslûbun, konu ve izleği ...