"Ruhumdaki sıkıntıyı sokaklara dökmek için dışarıya çıkmaya çalıştığım sırada… aynalı vestiyerden şapkamı alıyordum, önce nefesim kesildi, sonra her yerim titremeye başladı. Aynada kendime baktığımda dehşete düştüm. Elim, yüzüm mosmor olmuştu. Boğulur gibi oldum. Son bir gayretle kendimi dışarıya attım, dışarıda daha rahat nefes alacağımı sanıyordum. Fakat boğulma hissim hırıltılı bir solumayla devam etti. Kapının önünde yığıldım kaldım. Komşum Marangoz Mehmet, beni apar topar kamyonetiyle hasta ...