Ey parmağıma sıkışan mendille ovduğum ağıt!
Gözüm çıplaktır rahimden aldığı hasardan beri ey bebeğine vuran ışığı saklayan çoğul!
Doymadan zararını aldığım canlılığa kazıdığım ruhumu bir kargaşa olarak çatlasın diye tıkadım kovuğuna ağumun!
İliştirdim boynuma bir tütün çiçeğini nutkum olsun dürüp sayfa hışırtısını. Bir duvar muhafazası sömürge cesetlerinde.
İnsanlığımdan sarkan köleler beni de boğarlar mı?
İfademin sıkı yankısı değiyor hâlâ ...