Yakın zamana kadar tarih yazıcılığı, daha ziyade devletin veya orduların ihtişamlı başarılarına veya hezimetlerine odaklanarak toplumu ve onu oluşturan "sıradan insanları" tarihsel gelişmelerin öznesi değil, nesneleri olarak görmüştür. Osmanlı tarih yazıcılığı için de geçerli olan bu husus, "devlet-merkezli" ya da "yukarıdan aşağıya" tarih yaklaşımı olarak adlandırılmaktadır. Çeşitli toplumsal grupların büyük ölçüde pasif ve "sessiz yığınlar" halinde görmezden gelindiği bu yaklaşımda tarih hemen ...