Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), kanıta dayalı psikoterapiler içerisinde deneysel olarak en çok desteklenen yaklaşım olarak öne çıkmaktadır. Fakat teori ile uygulama arasında kaçınılmaz olarak oluşan boşluk, BDT uygulamaları için de gerçek bir sorun olarak durmakta; kuramsal olarak doygun ve doyurucu olan içeriğinin terapi görüşmelerine tam olarak nasıl aktarılacağını öğrenme süreci de terapistler için zahmetli bir yolculuğa dönüşebilmektedir. Mevcut kitapta, terapinin teoriden pratiğe, yazıdan ...