Mehmet Uğurun yazdıkları alışıldık öykü, roman, deneme, anlatı formlarının anlatıcısından farklı bir düzlemden sesleniyor. Bir kurgunun anlatıcısı olarak konuşmuyor. Dilin anlatım biçimlerini, biçimsel alışkanlıklarını kullanma teknikleriyle belirlenmiş insan zihninin özne nesne ayrışmasına uğramış düşleminden uyanışının bir dramatiği olarak okunabilir.
Herakleitosdan Parmanidese, Platona, Hint ve Çin felsefelerinin (Buda, Zen) özne nesne ayrışmasına uğramış zihnin sanı (doksa) yapılanmalar ...