"1934 Yılı Ağustos ayının tam öndördü akşamı üç at arabası, yıllarca oturdukları, yattıkları, kalktıkları evlerinin önündeki avlunun ortasına getirilip yola çıkmak için hazırlanınca ortalık buz kesti. Kimsenin ağzını bıçak açmıyordu. Sanki hiç kimse nefes almıyordu, havada soluksuz bir sessizlik vardı. Yaşayanların ölüm sessizliği. Yolculuğun gerçekleşeceğini gördükçe, herkes zihinlerin en derin gizli bölmelerini zorlayarak ait oldukları bu topraklardan neden ayrılmak zorunda olduklarını içlerin ...