"Belki ben de yeterince evlatlık yapıp onu mutlu
edememiştim. Zamanla her şey karşılıklı bir hâle dönüşmüştü
galiba. Kendimi onun yerine koyup yetiştiği şartları, daha
küçücük bir çocukken omuzuna yüklenenleri ve neredeyse
hayatının tamamını çalışarak geçirdiğini düşündükçe
üzülüyordum. Bir insana, "Kuyumuzu kazarken kazma kürek
vermediğimiz herkes elleri yaralandığı için bizi suçladı."
dedirten zorlukları, zorbalıkları o vakit neden algılayamadığım
...