Bu kör kuyunun dibinde, ikimiz de hayal olamayacak kadar gerçektik. İkimiz de şaşkındık ve olmamamız gereken bir yerde, zamanda, nedensiz karşı karşıyaydık. İkimiz de bu acımasız rastlantıyla, bu kıpırtısız, değişmeyen dekorun tam orta yerinde, zamanın işaretlediği o yerde, hayal olamayacak kadar gerçektik. Birbirini çoktan unutmuş ama belleklerini henüz yitirmemiş iki insanın hiç istemedikleri acı bir karşılaşma olmalıydı bu. Ben ona sevecen, içten, umutla bakarken o bana dik dik, nefretle bakt ...