Bu dünyadan; bu dünyayı ´misafirhane´ bilenler de göçtü, kendilerini bu dünyanın hakimi bilip, daimi kalacakmış gibi davrananlar da... Bu dünyayı ´imtihan yeri´ bilip ona göre tedarik görenler de göçtü, ´ebedi saadete´ daveti reddedip, hırsına, gururuna, enaniyetine kapılanlar da...
Kim olduğunu, nereden gelip nereye gittiğini, asıl vazifesinin ne olduğunu bilmeden, bilmek te istemeden, sadece ve sadece nefsinin arzularına boyun eğenler; saltanatına, servetine, şöhretine güvenenler de göçt ...