“O geceden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Evimizin bacasından içeriye bir ateş topu atılmıştı ve kısa süre içerinde her tarafa sıçrayan yangın; birkaç ömre sirayet ede ede devam etti.
Tükenmiş bir nefesle bulanık bir havuzun içinde çırpınıp durduk yıllarca. Zorunlu göç mevsimi başlayınca hepimiz sahip olduğumuz kendi adreslerimizi kaybettik bir bir. Bütün mevsimler karakıştı bundan böyle. Beklediğimiz tüm istasyonlarda trenler hiç durmadan gelip-geçti.
Aradan yıllar ...