Serpil, duvarından zeminine her yeri ahşap kokan evin balkonuna yürüdü. Sabahın ılık rüzgarının, dağların kuytularından gizlice geçip, bedeninin kıvrımlarında süzülüp gidişini izledi. Çakıl taşlarının arasından akan çayın çıkardığı şarkıları dinledi. Elini uzatsa, gökyüzünde özgürce uçan martıların kanatlarına değebilecekti.
Taşçı, dağların gizli kuytularından topladığı iksire bulanmış suyu, kasabaya kadar yorulmadan taşıyan çayın kenarındaki kayaların üzerinde, iki çocuğun balık tu ...