“İnsanlar ne kadar büyürlerse büyüsünler, ne kadar ihtiyar olurlarsa olsunlar yine bazı dakikalar vardır ki annelerine sokularak çocuk olmak isterler. Annesinin yanına oturdu. Kollarıyla onun zayıf, kuru vücudunu sardı, gözlerini gözlerine dikti; bir müddet öyle, şimdi ikisinin de dudaklarında ne açılmaya ne kaybolmaya cesaret edemeyen acı bir tebessümle bakıştılar; sonra Ahmet Cemil:
— Anne! dedi, bu hitabı sıcak bir tesliyetle kalbini yıkayarak tekrar etti:
— Anne, müsaade eder mis ...