Kimseye ait olmayan sözler ona da ait değildi : « Edebiyatçı da herhangi bir sanatçı gibi, burjuvazi için yaşar ve ona öykünür ; şemsiyeli kokteyller, yeşil zeytinli martiniler, kristal kadehlere akan incili şampanyalar, renkli gecelerde uçuşan fırfırlı etekler, yaldızlı pistlerde dans eden taşlı papuçlar, esmer tenli kadınların baldırında yoğrulmuş sert purolar, yalancı beyaz ağızlar, paçuli kokan zehir dövmeli zarif bilekler, geniş kadranlı saatlere vuran çelik sesler, üstü açık spor arabaları ...