Gün doğarken, dışında bıraktığı fakat içinde barındığı şehir derin homurtularla uyanırken, o, uykunun zerresinde nasipsizdi. Doğrulup pencereyi kapadı, şehri almamak için içeri, "Ben senin annenim" diyen kadın vardı o şehirde.
Ufacık deliklerden sızdı içeri şehir. Yıllarca hayalini kurduğu, canevinde otağını süslediği ana, şimdi gördüğü, duyduğu ana değildi. "Senin annenim". diyen kadın, o şehrin uyduruk ve mukallit kurallarına körü körüne boyun eğendi. Gelenek diye geleneksizliği benimsey ...